Yörük kadınlarının yayladaki zorlu yaşamları

Yörük kadınlarının yayladaki zorlu yaşamlarıAFYONKARAHİSAR – Afyonkarahisar’ın Hocalar ilçesine bağlı Kocayayla köyünde yaşayan ve her yıl yaz aylarında yaylaya çıkan Karakeçili Yörük kadınları, yaylalarda zorlu yaşam koşullarıyla mücadele ediyor. Sabahın ilk ışıkları ile birlikte hayat mücadelesine başlayan Yörük kadınlar, gece saatlerine kadar çalışarak yaşamlarını sürdürüyor Baharın başlaması ile yüksek kesimlere göç etmeye başlayan Yörükler yaklaşık 6 ay yaylada kalarak geçimlerini peynir yaparak sağlıyor.Yaylada bir günlük yaşamını aktaran Firdevs Şahin, ‘Biz Yörük kadınları Nisan ayında yaylaya çıkarız. Baştan ayağa kadar bakımlarım kusursuzdur. Kaliteli eskişehir escort bayan hizmetimin sınırsız olmasını tercih ederim. Dileyenler ile birlikte cim cif yapabilirim. Pozisyon zenginliğini Melbet sunmak tam bana göredir. Yatakta çok farklı bir eskişehir escort bayanım ve tenimin ateşi ikimizi birden yakacaktır. Duru bir güzelliğe sahibim ve dileyenlerle otelde kalabilirim. Gecelik ilişkiler tercih ederim. Fakat tatlı partnerimin seçimine uyarım. Tercih tamamen size kalmıştır ve istekli hallerim sizi baştan çıkarır. Anal seks yapmayı çok severim yuvarlak popomun içinde olman farklı olacaktır. Benden hayır cevabını almanız imkansızdır. Yakışıklı partnerimde de aynı şekilde inceliği bekliyorum. Vermiş olduğum Melbet Giriş hizmeti güler yüzle başlar. Görünümde eskişehir escort bayan olarak manken gibiyim ve vücudumun hiçbir yerinde kusur yoktur. Sabah 6’da kalkar ve çobanlara kahvaltı hazırlayıp işlerine göndeririz. Daha sonra ev işlerini, yemek ve peynir yapımına başlarız. Öğleye doğru çobanlar hayvanlar ile geri döner. Onlara hazırlıklarını yaparız ve gün boyu bu şekilde hazırlıklarımız devam eder. Hayvanlar akşam döndüğünde sağım işlemi yapar ve ertesi günde peynir yapımı ve diğer işler ile vaktimizi hiç boş olmayacak şekilde geçiriyoruz. Bu yaşam tarzı yılın 6 ayı boyunca aynı şekilde devam eder. Baharın başlaması ile göç etmeye başlarız. Çok zorlu ve yorucu göçten sonra yerleştiğimiz yerde yine zorluklar ile işlerimize devam ederiz. Yaylaya ailecek göç ediyoruz. Pek birbirimizden ayrılmıyoruz. Çocukların okul dönemi olduğunda çocuklardan ayrı kalırız onun dışında pek ayrı kalmayız. Yaylada bulunan kadınlar ile de imece usulü ile işlerimizi yapıyoruz. Yayla komşularımız ile bir araya gelerek yiyeceklerimizi hazırlıyoruz. Yaylada gün boyu işlerle uğraşıyoruz. Keçilerimiz yayılımdan geldikten sonra sütünü sağıp peynir yapımına başlıyoruz’ dedi.’Tamamen organik ve doğal peynir yapıyoruz’Sütleri sipariş üzerine peynir yaptıklarını ve Sandıklı’da yoğunlukla satışını yaptıklarını anlatan Şahin, ‘Sütümüzün içerisinde, süt tozu gibi hiçbir katkı maddesi yok. Bizim tek geçim kaynağımız hayvancılık ve ondan elde ettiğimiz ürünler. Keçilerimizi sağdıktan sonra iki saat sütü dinlendiriyoruz. Sonra maya ile buluşturarak peynir yapıp tahtalara bastırıyoruz. Akşamda kesede bekletiyoruz ve peynirimizi yapıyoruz. Peynirlerimizi genellikle sipariş üzerine Uşak, Manisa, Sandıklı’ya yapıyoruz ve sipariş verenlere ürünlerimizi dağıtıyoruz’ diye konuştu.

Bir önceki yazımız olan Tarlasında yetiştirdiği Hint kenevirlerini sularken yakalandı başlıklı makalemizde Güncel, Haber ve Sarıgöl hakkında bilgiler verilmektedir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*